Kolon Kanseri Sonrası Aspirin Kullanımı Kanserin Tekrarlamasını Önler mi?
Kolon kanseri nedeniyle ameliyat olmuş ve koruyucu (adjuvan) tedavisini tamamlamış hastaların en sık merak ettiği konulardan biri, aspirinin kanserin tekrarlama riskini azaltıp azaltamayacağıdır. Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmalar, özellikle bazı genetik özelliklere sahip kolon kanseri hastalarında düşük doz aspirin kullanımının faydalı olabileceğini düşündürmektedir. Ancak bu durum her hasta için geçerli değildir ve aspirin kullanımı mutlaka hekim değerlendirmesi ile planlanmalıdır.
Aspirin Neden Kolon Kanseri ile İlişkilendiriliyor?
Aspirin uzun yıllardır kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde kullanılan bir ilaçtır. Bunun yanında antiinflamatuar özellikleri ve trombosit aktivitesi üzerindeki etkileri nedeniyle kanser araştırmalarında da dikkat çekmektedir.
Bilim insanları, aspirinin:
-
İltihabi süreçleri azaltabileceğini,
-
Tümör hücrelerinin yayılımını etkileyebileceğini,
-
Kanser hücrelerinin çevre dokularla etkileşimini değiştirebileceğini
öne sürmektedir.
Bu nedenle kolon kanseri sonrası aspirin kullanımı uzun süredir araştırılan konular arasında yer almaktadır.
Bilimsel Çalışmalar Ne Gösteriyor?
Kolon kanseri sonrası aspirin kullanımıyla ilgili yapılan birçok çalışmada dikkat çekici sonuçlar elde edilmiştir.
Bazı araştırmalarda düzenli aspirin kullanan hastalarda:
-
Kanserin tekrarlama riskinin daha düşük olabileceği,
-
Kolon kanserine bağlı ölüm riskinin azalabileceği,
-
Genel yaşam süresinin daha uzun olabileceği
bildirilmiştir.
Özellikle 2012 yılında New England Journal of Medicine'da yayımlanan önemli bir çalışmada, PIK3CA mutasyonu bulunan kolon kanseri hastalarında düzenli aspirin kullanımının daha uzun sağkalım ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.
Son yıllarda yayımlanan ALASCCA çalışması da benzer şekilde, PI3K yolak değişiklikleri bulunan evre II ve evre III kolorektal kanser hastalarında düşük doz aspirinin hastalığın tekrar etme riskini azaltabileceğini ortaya koymuştur.
Bu bulgular, PIK3CA mutasyonunun aspirinden fayda görebilecek hastaların belirlenmesinde önemli bir biyobelirteç olabileceğini düşündürmektedir.
Aspirin Kullanımının Riskleri Nelerdir?
Aspirin yaygın kullanılan bir ilaç olsa da her ilaç gibi yan etki riski taşır.
Uzun süreli aspirin kullanımında:
-
Mide kanaması
-
Bağırsak kanaması
-
Mide ülseri
-
Kan sulandırıcı kullanan hastalarda ciddi kanama riski
-
Nadir de olsa beyin kanaması
gibi önemli komplikasyonlar gelişebilir.
Bu nedenle doktor önerisi olmadan aspirin başlanması uygun değildir.
Güncel Kılavuzlar Aspirin Kullanımını Öneriyor mu?
NCCN, ESMO ve ASCO gibi uluslararası onkoloji kılavuzları, kolon kanseri tedavisini tamamlamış tüm hastalara rutin olarak aspirin başlanmasını önermemektedir.
Aspirin kararı;
-
Hastanın kanama riski,
-
Kalp ve damar hastalıkları açısından durumu,
-
Kullanılan ilaçlar,
-
Tümörün moleküler özellikleri,
-
Genetik test sonuçları
değerlendirilerek kişiye özel verilmelidir.
Kolon Kanseri Tekrarlama Riskini Azaltmak İçin Neler Yapılabilir?
Kolon kanseri tedavisi tamamlandıktan sonra sağlıklı yaşam alışkanlıkları büyük önem taşımaktadır.
Düzenli Fiziksel Aktivite
Haftada en az 150 dakika egzersiz yapılması önerilmektedir.
Sağlıklı Kilo Kontrolü
İdeal vücut ağırlığının korunması genel sağlık açısından önemlidir.
Dengeli Beslenme
-
Sebze ve meyve tüketiminin artırılması
-
Liften zengin beslenme
-
Tam tahılların tercih edilmesi
-
İşlenmiş et tüketiminin azaltılması
önerilmektedir.
Sigara ve Alkol
-
Sigara kullanılmamalıdır.
-
Alkol tüketimi sınırlandırılmalıdır.
Düzenli Kontroller
Tedavi sonrasında planlanan takip programlarının aksatılmaması büyük önem taşır.
Sonuç
Kolon kanseri sonrası aspirin kullanımı, özellikle PIK3CA mutasyonu bulunan bazı hastalarda umut verici sonuçlar ortaya koymaktadır. Ancak aspirin henüz tüm kolon kanseri hastaları için standart bir yaklaşım değildir.
En doğru karar; hastanın genetik özellikleri, kanama riski, mevcut sağlık durumu ve tedavi geçmişi birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Kolon kanseri tedavisi sonrasında aspirin kullanımı hakkında karar vermeden önce mutlaka tıbbi onkoloji uzmanınızla görüşmeniz önerilir.
Prof. Dr. Yakup Bozkaya
İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı